Oca 12

Sevilirken bilmedin mi?
Ben söylerken gülmedin mi?
Falımızda hasret var,
Ayrılık var demedim mi?
Anlamazdın anlamazdın,
Kadere de inanmazdın.
Hani sen acı veren kalpsizlerden olamazdın.
Dilerim ki mutlu ol sevgilim;
Ben olmasam bile hayat gülsün sana.
Günahın boynunda,
Ağlayan bir çift göz bıraktın arkanda.
Kalbim bomboş kaldı sanma,
Acılar geçer zamanla.
Aşka tövbe demem ben;
Görürsün, sevince yeniden.

Ayla Dikmen

Ara 28

Kültürel aktivitem gelmişti geçen cumartesi… Ne yapalım diye düşünürken, en iyi fikir sinemaydı Avcılar’ın soğuğunda… :) Kendimizi attık bir sinemaya ve aldık biletleri Issız Adam’a… 21:30 seansı, Barış Manço Kültür Merkezi…

İzledikçe ıssızlaştığımı farkettim… Perdeyi kokladığımı hissettim önce; sonra ordaydım… Filmin her görüntüsününün 25. karesi oldum bir anda… Beyoğlu’nun yaşanmışlıkları bol sokaklarında, filmin içinde yaşadım 113 dakika boyunca… Alper’le kitapçıdaydım, Ada’yı takip ettim, mutfaktaydım, havuçlu-tarçınlı kek yaptım, türlü türlü kadınlara gittim…

Issızlık kimin ıssızlığıydı? Ada mı daha yalnızdı yoksa Alper mi bilemedim… Biri doğrudan biri dolaylı bir yalnızlık içindeydi sadece anladığı o ki…

Herkes gibi filmin son 10 dakikasını değil, tamamını sevdim… Son 10 dakikayı sevebilmek için önceki dakikalara ihtiyaç olduğunu bilmeden sevdi herkes bence, son 10 dakikayı…