Drug preguntas

Biz

Melodiler Yorum yap! »

Yaşıyor ama uzaktaysam senden,
Bil ki snei hiç unutmadım.
Ölüm değilse bizi ayıran, yazık olmuş, hata yapmışız.
Senden yada benden, ne farkeder; şeytana uymuş aşkı yakmışız.
Adımı söylemezdin bana seslenirken, aşk derdin aşkım derdin.
Her aşk dediğinde, beni kendine daha da aşık ederdin.
Buluştuğumuz anları hatırlıyorum.
Güller açardı gönlümde, sen gelirken.
Üç beş saat bile ayrılsak senle,
Yapraklarım dökülürdü sen giderken
Yan yana duran iki yıldızdık sana göre.
En parlak, en güzel olanı bendim.
Gökyüzündeki tek yıldızındım senin.
Fırtınalarda saklanıp korunduğun liman olduğumu söylerdin.
Ömrünün sonuna kadar beni seveceğine,
kalbini kalbime kelepçeleyip, anahtarını okyanusa attığını eklerdin.
Benim için kıyamet seni kaybetiğim gün demekti.
Ruhumda sakladığım en değerli hazinemdin;
Sonsuza kadar da saklayacağım.
Yokluğumda sen nasıl olursun hayal ettiğimde,
Seni mutlu, çok mutlu görüyorum.
Çünkü, hep öyle ol istedim.
Hatta, hatta belki yeni aşklar tanırsın;
Tanı zaten, herşeyin güzeli senin olmalı.
Aynı şeyi isteme benden; yerine kimseyi koyamam ki.
Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki.
Sen bana aşk dedin, bizi kirletemem ki.
Bazı şarkılar vardı, birlikte sevdiğimiz;
Senin bana, benim sana söylediğim.
Onlardan biri yada benzerini duyarsan, beni anımsar gülümsersin.
Ben mi? Ben hiç unutmayacağım ki?
Okyanusa attığın anahtarı biri bulurda,
Bizi bizden çözer diye, daha iyisini yaptım
Seni kalbime kazıdım; her atışında hatırlamak için
Yaşıyor ama uzaktaysak birbirimizden,
Bil ki seni hiç unutmadım
Ölüm değilse bizi ayıran, yazık olmuş hata yapmışız.
Eğer ölümse bu ayrılığın sebebi, ve bensem önce giden bu alemden,
Kederlenme çok;
Tıpkı benden istediğin gibi kendine sahip çık.
Bensem kalan geride
Zaten sen hep göreceksin.
Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevemem ki.
Sen bana aşk dedin bizi kirletemem ki…

Küs olduk, ayrı düştük duramadık ki.
Savaşları sevemedik, barış olduk biz.
Hüzünlendik dilden kaçan, bazen iki lafla.
Sevişmeye sebep ettik ayrılıkları.
Niyet ettik, söz verdik, en büyük aşka,
Başkansının sevdasına imrenmedik biz.

Ne acıdan, ne kayıptan korkamadık ki hiç biz
Ne kavgalar atlattık da, yılmadık ki bir gün.
Üstüne gittik sevdanın, yenilmedik ki.
Kimsenin duygusundan, çalmadık biz.
Başkasının oyununu, bozmadık biz.

Ne acıdan, ne kayıptan korkamadık ki hiç biz
Ne kavgalar atlattık da, yılmadık ki bir gün.
Üstüne gittik sevdanın, yenilmedik ki.
Kimsenin duygusundan, çalmadık biz.
Bu dünyanın uyumunu, bozmadık biz.

Niyet ettik, söz verdik, en büyük aşka,
Başkansının sevdasına imrenmedik biz.
Neyse koyduk, öyle kaldık, aynı inançla
Kimsenin öyküsünden kopya çekmedik

Ne acıdan, ne kayıptan korkamadık ki hiç biz
Ne kavgalar atlattık da, yılmadık ki bir gün.
Üstüne gittik sevdanın, yenilmedik ki.
Kimsenin duygusundan, çalmadık biz.
Başkasının oyununu, bozmadık biz.

Soner Arıca

Zamansız sevginin sonu!

Karalamalarım Yorum yap! »

Hayatıma girdiğinde çocuktum;

Ansızın gelmiştin bana, karlı bir gece sabaha koşarken tutmuştun elimden. O elin sıcaklığını unutmak mümkün mü ki? O sıcaklık ki büyüdü büyüdü tüm bedenimi sardı..

Aşk mıydı bu?

Bilmiyordum; dedim ya, çocuktum daha…

Sonra değişti herşey; geçen her gün yüreğim de gözlerim de bir başka bakmaya başladı sana.

Unutulmayan yaşanmışlıkların arkasındaki yasaklarda gizliydi heyecanımız; ansız mutluluklar ve hüzünleri bir arada yaşamaya çalışarak ama yine de mutlu olmaya çalışmaktı aslında yaptığımız.

Çocuktuk;

göremiyorduk belki önümüze gelecek engelleri, kaptırıyorduk kendimizi yaşamın ele batan dikenli tellerine. Bugünü yaşarken dünü unutuyor yarını ise düşünmüyorduk.

Sözüm ona seviyorduk…

Aslında sonra sonra farkettik ki sevmiyorduk; yani seviyorduk da ben daha bir başka seviyordum… Daha yoğun, daha tutkulu, kendimi kaybetmişcesine…
artık daha bir anlamlanıyordu bendeki sen; daha bir anlamlı hale geliyordu yaşanmışlıklar yada o ilk günkü elimi tutuşun…

Şimdi daha iyi anımsıyorum o karlı gecelede çatılarda eriyen karlardan kopan damlaların yere düşerkenki attıkları çığlıkları…
Beni sana yüreğim getirmişti; seni bana getirense tanrıydı belki; belki de ben öyle olduğuna inanmak istedim, bilmiyorum…

Kirli bir bahçeydi aslında yaşadığımız yer; herşey elimize yüzümüze bulaşıyordu ama biz küçük çocuklar gibi elimize bulaşan çamurları yüzümüze sürüp kahkalar atıyorduk… Düşünmüyorduk çünkü yarını… Bilmiyorduk yarınların bu kadar çabuk geleceğini; yada aslında ben biliyordum sen bilmiyordun…

Taparcasına bir sevgiyi kendime bayrak yapıp peşinden geliyordum sadece… Bir gün sevecek umuduyla koşuyordum peşinden… Koştum koştum koştum…
Umutlarım oluyordun benim gün içlerinde, geceleri ise rüyalarım… Çoğu zamansa gözümden akan bir tomurcuk yaş oluyordun… Ama ben yine de seviyordum… Yarınlar gelmeye başladıkça sevgim daha da daha da büyüyordu… Benim unuttuğum senin de farketmediğin birşey vardı aslında… Büyüyen bu sevgiyi ne kadar taşıyabileceğim bir başıma…

O sevgi ki büyümeye devam ediyordu…

Ben gözlerinin içine bakarken, ben sana aşık değilim diyebilen bir seni ben yine de seviyor ve bu büyüyen sevgiyi taşımaya devam ediyordum. Gurur yapmıyordum; aşkta gurur olur mu? diyerek sineme çekiyordum herşeyi…

Ama yaralanıyormuşum farketmeden; vücudum kanamıyordu belki ama ruhumdan akan kanları bir başıma sarmaya çalıştım yıllar yılı…

Sevgim büyüdü, büyüdü, büyüdü…

Kan içinde kalmış ruhum çok dayandı ama bu sevgiyi bir başına taşımaya devam edemedi ve sevgim birden düştü yere tüm şiddetiyle ve paramparça oldu…

Çok ağladım; darmadağın olan sevgimin parçalarına baktım gözlerim yaşlı… Olanca telaşımla parçaları toplamaya çalıştım; parçalardan birini alırken bir diğerini düşürdüm yere… Büyük parçalar da paramparça oldu böylece…

Geriye yitik bir ben ve bu kez kocaman bir sevgiyi, senin sevgini tek başına taşımak zorunda kalan sen kaldın işte…

Kimbilir belki de son diye birşey yoktur… (05/01/2008)

Alıntı değildir oturup kendim(i) yazdım…

Vazgeç benden!

Karalamalarım 1 Yorum »

Sabah olmalıydı, uyandığımda yanımda seni bulmalıydım ben; bir süre sessiz, nefessiz seni izlemeliydim; masumiyetinin içimde huzuru yaşamalıydım birkaç an için de olsa…

Her gece korkmamalıydım; gökgürültüsünden kim sakınabilirdi senden başka beni? Kim ben yerimden sıçrarken sarıp sarmalayabilirdi senden başka?

Ama ben hep korkularımı yenip kendim uyumalıydım. Sevdiğime sıkıca sarılamazdım ben, yasaktı; sabaha kadar sevişemezdim, istemezdi.

Seninle yaşamak güzeldi herşeyi; mutlu olmak güzeldi, ağlamak güzeldi, üzülmek güzeldi, sıkıntı çekmek güzeldi, sıkılmak güzeldi, aynı konuları aynı şekilde yüzlerce kez konuşmak güzeldi…

Gökyüzü maviydi benim için; kara bulutlar hiç gelmiyordu sanki, kışın hiç soğuk olmuyordu. Dünyamda sen vardın benim; yağan yağmur umrumda değildi.

Tanrı’ya yalvarışlarımda hep sen vardın; ben yıllardır Tanrıdan kendim için birşey de istememişim biliyor musun? Benim için sen olmalıydın sadece. Sen yoksan ben de yoktum çünkü.

N’olur beni sev diye yalvarır mı bir insan? Ben yaptım. Beni sevmen için sana yalvardım. Sevmedin! Aslında sevdin ama belli etmedin, edemedin. Üç sene sonra belli ettiğindeyse ben çoktan pes etmiştim. Vazgeçmiştim senden…

Merak ettiğim aslında senin benden ne kadar sürede vazgeçeceğin sadece…

Alıntı değildir oturup kendim(i) yazdım…

Beklemişim ben seni!

Karalamalarım Yorum yap! »

Bir gün daha sabaha koşuyor işte…

Benden geriye kalanlarla başbaşayım yine yalnızlığımın içinde; yaşamım aslında ikiye ayrılıyor senden önce ve senden sonra diye.
Artık hayal de kuramıyorum körelmiş duygularımın arasında…

Benliğimde canlanan geçmişe dair karelerin silindiğini hissediyorum yavaş yavaş… Oysa öylesine benimdi ki o anlar; öylesine bendi, sendi, bizdi o kareler…

Göz kapaklarım daha bir ağırlaşıyor artık. Neydi beni bu kadar sana çeken bilmiyorum; tıpkı beni senden, seni benliğimden çekip alanın ne olduğunu bilmediğim gibi…
Bir sevda masalıydı yaşananlar sanki, umuda bir yolculuktu adeta…

O kadar çok bekledim ki seni, öylesine razıydım ki tüm benliğimle, ruhumla, sevgimle senin olmaya… Sabırlıydım da hiçkimsenin olamayacağı kadar… Bir odada bir köşeye sinip hıçkırarak duvarlara anlattığımı hatırlarım içimden kopanları…

Oysa sana koştum ben her fırsatta… Mutlu olmam o kadar kolaydı ki; bir bakış bir tebessüm küçük bir dokunuş yetiyordu ruhuma…

Yüreğimde hissettiklerimle yaşadıklarım bağdaşmadıkça yaralanmışım meğer… Ruhumda açılan her yarayı o an sıcaklığıyla hissetmemişim…

Beklenendin sen, rüyalarımda beni ziyaret eden.

Kapalıydı kapılarım dünyaya; kendimi sardığım bir kozanın içinde kimseye belli etmeden yaşamaya çalışırken nasıl bir aralık buldun da sızıverdin dünyama bilemedim; engel olamadım belki de olmadım sana…

Dünya ne kadar sakindi seninleyken; bir sen birde ben vardım. Benimdi bu dünya, ben kendim kurmuştum. Her ayrıntıyı özenle, tırnaklarımla kazıyarak şekillendirmek için elimden geleni de yapmıştım oysa.

Korkmuyordum artık seninleyken. Herşey hazırdı eksik olan sen dışında. Dünyamız hazırdı, senin gelmeni bekliyordu dönmeye başlamak için. Gelmediğin her gün hazırladığım dünyanın heryerine örümcekler ağ yaptı.

Nadir de olsa yüreğime dokunuşların yetiyordu yaşamama; sıkıca sarılacaksın birgün diye yıllarca beklemeyi göze aldım önceleri… Şimdi bakıyorum da göze almakla kalmamışım; beklemişim ben seni.

:::::