Kültürel aktivitem gelmişti geçen cumartesi… Ne yapalım diye düşünürken, en iyi fikir sinemaydı Avcılar’ın soğuğunda… :) Kendimizi attık bir sinemaya ve aldık biletleri Issız Adam’a… 21:30 seansı, Barış Manço Kültür Merkezi…
İzledikçe ıssızlaştığımı farkettim… Perdeyi kokladığımı hissettim önce; sonra ordaydım… Filmin her görüntüsününün 25. karesi oldum bir anda… Beyoğlu’nun yaşanmışlıkları bol sokaklarında, filmin içinde yaşadım 113 dakika boyunca… Alper’le kitapçıdaydım, Ada’yı takip ettim, mutfaktaydım, havuçlu-tarçınlı kek yaptım, türlü türlü kadınlara gittim…
Issızlık kimin ıssızlığıydı? Ada mı daha yalnızdı yoksa Alper mi bilemedim… Biri doğrudan biri dolaylı bir yalnızlık içindeydi sadece anladığı o ki…
Herkes gibi filmin son 10 dakikasını değil, tamamını sevdim… Son 10 dakikayı sevebilmek için önceki dakikalara ihtiyaç olduğunu bilmeden sevdi herkes bence, son 10 dakikayı…

Recent Comments