Drug preguntas

Seçmeler :)

Karalamalarım Yorum yap! »

İşte! aradığım kız bu
İlk yemeğe çıkışımızda cep telefonu çaldı. Elini çantasına attı. Kurcaladı, kurcaladı.
Telefon uzun uzun çalmaya devam ediyordu. Bir türlü bulamadı. Sonra o güzel cümle döküldü dudaklarından:
‘Evde mi bıraktım acaba?’ İşte o an aradığım kız bu dedim.

— o O o —

Pişmanlık
Bilinçli tüketim, bilinçli üretimle olur 18.000 YTL kredi kartı borcum olduğunu öğrenen babamın ilk tepkisi;
‘Keşke korunsaydım’

— o O o —

Altıncı his
6. His filmini izledin mi dedim. Hayır ama çok övdüler dedi.
Bende filmin CD’si var, istersen vereyim izle, ben de çok beğendim dedim.
Şimdi izlersem bir şey anlamam, ilk 5 tanesini izlemem lazım önce dedi.
Sustum. Gülmedim bile. Artık görüşmüyoruz.

— o O o —

Öncelik
Evlenmeyi düşündüğü erkek arkadaşının ‘benden önce biriyle oldun mu?’ sorusuna,
‘buraya gelmeden önce mi?’ cevabını vererek evl ilik umutlarını magmalara atan hatunun gerçek sarışın olduğunu söylememe bilmem gerek kaldı mı?

— o O o —

Suyu Isıt
Geçenlerde köyde komşunun evinin önünden geçiyordum.
Yaşlı amca hanımına şöyle dedi: ‘Hanım suyu ısıt; olursa olur olmazsa çay demleriz.’
Hala gülmekteyim.

— o O o —

Maalesef Kaybettik
Aniden fenalaşan annelerini apar topar hastanenin acil servisine taşıyan, ancak yarım saat sonra doktorun ‘maalesef annenizi kaybettik’ demesiyle annelerinin öldüğünü öğrenemeyen(!) bunun yerine
‘ulan nasıl kaybedersiniz koca kadını daha demin buradaydı!’
deyip doktoru bir güzel döven komşularım var duyurulur…

— o O o —

Ramazan geldi
Her zaman canım, aşkım diyen kocacığım Ramazan geleli beri, orucu bozulmasın diye bana ‘kanka’ diyor ya..

— o O o —

Danger
Önümüzde ilerleyen tankerin üzerindeki ‘DANGER’ yazısını görüp de
‘Allah’ın akıllısı, tanker yazacağına danger yazmış’
diyen ve arkasından kahkahalarla gülen teyzemi nerelere göndersem acaba? !

— o O o —

Kıbleye çevirin
Bu zamana kadar hiçbir şeyi alkışlatamamıştım kısmet bugüneymiş.
Lütfen o büyük alkışlarınız pilota ‘Uçağı kıbleye çevirin, namaz kılacağım’ diyen gurbetçi vatandaşımıza gelsin.
Haberi gördüğümde ben öyle yaptım da.

— o O o —

Efendi Çocuklar
Lütfen bir alkış da benim anneme zira kendisi geçen gün televizyonda zap yaparken, Aydın ve Fatih Ürek’i görünce, ‘Ben bunları çok severim, mankenlerle falan dedikoduları çıkmıyor, terbiyeli çocuklar’ dedi.

— o O o —

İndirim Anonsu
Bizim oradaki Carrefour´un ilk açıldığı zamanlar.
Mağazada anlık indirim duyurularını anons eden kişi şöyle dedi:
‘Pantolonları indirdik, orta reyonda sizleri bekliyoruz.’

— o O o —

Subaylar
Lise yıllarında Milli Güvenlik dersinde hocamız olan subay, sınıfın güzel kızlarından birini kaldırmış ve ondan subay rütbelerini küçükten büyüğe doğru doğru saymasını istemişti.
Sıralamayı aynen yazıyorum:
‘Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbaşı ve albaşı.’

— o O o —

Takı merasimi
Geçenlerde gittiğim düğünde takılan paraları anons eden şahıs aynen şöyle dedi:
‘Gelin hanım köşede, isteyen takabilir.’

— o O o —

Telsiz Anonsu
Arkadaşımın sevgilisi komiser. Geçenlerde ikisi arabada sohbet ederlerken;
- ‘Bilmem kaç merkez, yolda üç tane or..pu var Tamam’ diye bir telsiz anonsu gelmiş.
Erkek arkadaşımız çok utanmış ve hemen telsize sarılıp telsizin diğer ucundaki memura;
- ‘Bu ne biçim anons, malum kadın deyin biz anlarız’ diye fırça atmış.
On dakika sonra gelen telsiz anonsu ikisini de kahkaha krizine sokmuş.
- ‘Komiserim malum kadınlar or..pu değilmiş Tamam’

— o O o —

Balık
Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp çırpınan balıklara bakıp;
- ‘Bunlar taze mi?’ diye sormuştu.
Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı:
- ‘Yok abla, pil takıp oynatıyoruz’

Seni Nasıl Seviyorum?

Karalamalarım Yorum yap! »

Hayat bazen oyunlar oynar bize, kimi zaman o oyunun içinde piyon oluruz kimi zaman şah. Bizim oyunumuzda iki şah var; ve ben bu oyun içine iki “şah”ı özellikle yerleştirdim ki, mat olma ihtimali düşük ve oyun da olabildiğince uzun hatta sonsuz olsun diye.
Gözbebeklerimden tüm vücuduma ve ruhuma ılık ılık esen samyeli gibi senin var oluşun.
Öyle çok seviyorum ki seni, var oluşunu… Sensiz bir Temmuz sabahı üşüyebilirim, sensiz İstanbul sessiz ve sakin… Sen varsan lezzetli sevmediğim tüm yiyecekler… Gülümsüyorsan aydınlık aksi halde ölesiye zifiri karanlık… Sen yokken anlamsız tüm şarkılar, filmler ve resimler… Hayaller seninle gerçeğe bu kadar yakın, umutlar bu kadar olası… Varlığında gizli en gergin anlardaki sonsuz mutluluk…
Renklerin arasında kaybolmuş biraz çakırkeyif haldeki ben, bir tek şeyi biliyorum ki;
Aşk, seninle renkli…

Hayata Serzeniş

Karalamalarım 1 Yorum »

Tüm organlarımda benden izinsiz dolaşan manasız sıkıntı zaman zaman gelip boğazımda düğümleniyor sanki. İçtiğim her sigara ile onu öldürmeye çalışırken kendimi zehirlediğimin farkındalığı içinde sakinliğimi korumak adına attığım her adımda sanki karanlığa doğru ilerliyormuşum hissi aslında beni yoran…
Hayatın flue renklerini netleştirme çabalarımız ve renklerin netleşmesinden çok, iyice grileşebilme ihtimalleri beni korkutan…
Karşıma geçip; beni anlamaya çalışmadan anladığın kadarıyla yargılarını ve benden habersiz yarattığın etiketleri bana yakıştırman beni inciten…
Yorgunluklarım, korkularım ve incinmişliklerimi topladığımda elimde kalan tuhaf bir tedirginlik, bir miktar da huzursuzluk…
İnandığım ve beni yaşatan tek birşey var ki, herşeyin çok güzel olacağı inancı…

Alıntı değildir oturup kendim(i) yazdım…

Dans et!

Karalamalarım 2 Yorum »

Senden öncesi kayıpken, “senden sonrası” diye bir olgunun olmaması bildiğim en net gerçek. Senden sonrası “yalnızlık” demek benim için; ki yalnızlığı sana tercih edecek kadar çıldırmadım henüz.
Aslında ikimizde yalnızlığımızla dans ederken pistte, ansızın yakınlaşıp çiftleri değişen biz değil miyiz? Öyleki, ben seninle bir ömür boyu aynı pistte dans etmekten başka birşey istemiyorum.
Tenimde, benliğimde, avuçlarımda, yüzümdeki çizgilerde saklı hani o en beğendiğim gülümsemen, şımarıklığın…
Yüzünde beliren en ufak gölgede dünyama yağmurlar yağar oldu; hem de en gök gürültülüsünden, en şimşeklisinden… Sesini duymadığım uzun zaman dilimlerinde ise küçüldüğümü hissediyorum, yok oluyorum adeta küçülerek…
Tıpkı sen gibiyim, yanındayken beni özlediğin gibi… Düşününce derinlemesine, aslında haddinden fazla sen gibiyim. Yada sen fazlasıyla ben gibisin; bilemedim…
Umutlarınla umutlarımı, hayallerinle hayallerimi harmanlayıp tüm bedenini ve benliğini beze… Sonra da piste çık, yaşam müziğimizin kollarına bırak kendini; bırak ruhun ruhuma karışsın; gözlerini kapat, dans et!

Alıntı değildir oturup kendim(i) yazdım…

Tarifsiz

Karalamalarım 4 Yorum »

Sıkıldım hayatın sille tokadını yemekten ben; düştüm… Beklediğim, bugünüm, yarınım, yarınlarım, geri kalanım olman bir yana; gecikmişliğimiz için dolar uzun zamandır dolmayan gözlerim.
Patika bir yol bizimki, tutunduğum tek şey ellerin… Sendeleyip her yığılışımda dizimde yeni yaralar açılıyor. Zaman zaman yok oluşlarında, her yalnız kalışımda ayağa bile kalkamaz duruma geliyor; gelmeni, elimden tutup beni tekrar ayağa kaldırmanı bekliyorum sessizce…
Geçmiş için üzgün, bugünler için kırgın, gelecek için kaygılı ve tüm bunların yanında umutlu, olabileceği kadar mutlu bir tablo çizmek için bir tuval üzerinde çırpınıyorum sıfır resim yeteneğimle… Tek korkum mutluluğun resmini yapıyorum derken, son fırça darbesinde sadece soyut bir resim elde etme ihtimalim..

Alıntı değildir oturup kendim(i) yazdım…

:::::