Dans et!
20 Kas 2009 | Kategori : Karalamalarım
Senden öncesi kayıpken, “senden sonrası” diye bir olgunun olmaması bildiğim en net gerçek. Senden sonrası “yalnızlık” demek benim için; ki yalnızlığı sana tercih edecek kadar çıldırmadım henüz.
Aslında ikimizde yalnızlığımızla dans ederken pistte, ansızın yakınlaşıp çiftleri değişen biz değil miyiz? Öyleki, ben seninle bir ömür boyu aynı pistte dans etmekten başka birşey istemiyorum.
Tenimde, benliğimde, avuçlarımda, yüzümdeki çizgilerde saklı hani o en beğendiğim gülümsemen, şımarıklığın…
Yüzünde beliren en ufak gölgede dünyama yağmurlar yağar oldu; hem de en gök gürültülüsünden, en şimşeklisinden… Sesini duymadığım uzun zaman dilimlerinde ise küçüldüğümü hissediyorum, yok oluyorum adeta küçülerek…
Tıpkı sen gibiyim, yanındayken beni özlediğin gibi… Düşününce derinlemesine, aslında haddinden fazla sen gibiyim. Yada sen fazlasıyla ben gibisin; bilemedim…
Umutlarınla umutlarımı, hayallerinle hayallerimi harmanlayıp tüm bedenini ve benliğini beze… Sonra da piste çık, yaşam müziğimizin kollarına bırak kendini; bırak ruhun ruhuma karışsın; gözlerini kapat, dans et!
Alıntı değildir oturup kendim(i) yazdım…













2 Yorum
Harikaymış .)
yüzümde yine o en sevdiğin gülümsememle, seni düşünüyorum.
S.S.