Yağmur yağıyor dışarıda, gökyüzünün hıçkırıkları içten içe sarıyor benliğimi. Umarsız duruşuma yeni sorumluluklar ve varoluşlar katılıyor gün be gün.
Pencereden bakmak birşey kazandırmıyor; cama sıkı sıkı tutunmuş tüm yağmur damlacıkları dil çıkarıyor bana. Hepsiyle ayrı ayrı şakalaşıyorum. Her birine ayrı ayrı seni anlatıyorum; sonra da derin bir sessizliğe kapılıyoruz birlikte. Hemen akabinde ise fütursuzca kahkahalar atmaya başlıyoruz ki, bazı damlacıklar tutunamayıp o anda süzülüp düşüyor aşağıya. Puslu gökyüzü de sanki ağır ağır bizim kahkahalarımıza eşlik ediyor inceden.
Ezberlerim bozuldu tamamen, zembereğim dağıldı. Hayallerle gerçekler birbirine öylesine karışmış ki; artık aynadaki görüntüm mü gerçek yoksa ben miyim aslolan bilemiyorum.
Sorguluyor muyum?
Hayır!
Haz 20

Ağustos 13th, 2010 at 03:52
süper yaw sevidim yazıyı:)