Köpek Sahiplenmek
10 Oca 2011 | Kategori : Deneyimler, Karalamalarım
Köpek kadar keyifli birşey yok ama önce birkaç hususu kabul etmen ve kendinden emin olman gerekiyor. Aşağıda bir takım sorumlulukları listeledim. Bu hususları göze aldıktan ve kabullendikten sonra her şey çok keyifli. Küçük bir köpek alman senin için daha iyi olacaktır. Aşağıda yazdıklarım da gözünü korkutmasın lütfen. Ama baştan bilip kabullenmek gerekir.
Sorumluluk 1:
Hiçbir köpek “anne/baba benim çişim geldi demez. Eve getirdiğinde yattığı ve mama kaplarının olduğu yer dışında bir yere çişini yada kakasını yapacaktır. Tuvalet eğitimi 1 aydan fazla sürebilir. Kimi köpekler çok hızlı da algılayıp senin istediğin şekilde uygulayabiliyor bu tuvalet mevzusunu. Okuldan eve geldiğinde evin muhtelif bir yerine çoktan pislemiş olabilir. Bu süreçte biraz daha yoğun ilgi göstermen gerekecektir. bu söylediklerimiz de gözünü korkutmasın olağanüstü zor bir eğitim değil. Hatta bence en kolayı. Sadece dediğim gibi biraz sıkı ilgilenmen gözlemen gerekiyor.
Sorumluluk 2:
Hiçbir köpek kedi gibi sessiz, sakin durmaz :) Çünkü köpekler heyecanlı dostlar. Köpeğin cinsine, kişiliğine ve yetiştiriliş tarzına göre de hali tavrı farklılık gösterebiliyor. Mesela ben kendi köpeğimi (bir başkasına vermek zorunda kaldım gerçi) çok sakin bir şekilde yerleştirmiş olmama rağmen; apartmanda bir ses duysun, 2 kat aşağıda da olsa avazı çıktığınca havlıyordu. Önüne hiç geçemedim bunun; dövdüm olmadı sövdüm olmadı derler ya o misal O nedenle etrafı rahatsız etmeme adına bir sorumluluğun var.
Sorumluluk 3:
Evini kapatıp hadi ben arkadaşlarımda kalıyorum diyemezsin; sıkılır, bildiğin insan gibi psikoloji bozulur, huysuzluk yapar yada tuvaletini hiç istemediğin bir yere :) Evde bebeğin var gibi düşüneceksin yada ocakta yemeğin. Kedi olsa su götürür yanları var. Mamasını ve suyunu doldurup zorunlu hallerde birkaç gün yalnız bırakabilirsin ama köpek öyle değil. Günde minimum 2 kez çıkarıp gezdirmen gerekir.
Sorumluluk 4:
Apartmanındaki insanların yapıları önemli. “Köpek giren eve melek girmez” saçmalığına itimat eden insanlar varsa apartmanında sessiz sakin bir köpek de olsa sorun çıkaracaklardır. Ben Eskişehir’de öğrenciyken kapıma polis de geldi. Ev sahibin sorun çıkarmayacak ve köpekleri seviyor olacak. Bunun yanında sen de yasaları ve haklarını öğreneceksin. Bu gibi olası bir durumu göğüsleyebilmen gerek. :)
Sorumluluk 5:
Seyahatlerde evine götürmen gerekecek. Gittiğin her yer kabul etmeyebilir. Örneğin pet kabul eden otelleri bulman gerekecek. Ailen yada evleneceğin şahsiyet köpek seviyor olacak. Aksi halde bunlar hep sıkıntı.
Sorumluluk 6:
Masraflar ve zamanlar… Belli zamanlarda aşıları yapılması gerekecek. Bunlar belli maliyetler doğuruyor. Dengeli bir şekilde beslersen hem tuvalet olayında çok sıkıntı yaşamazsın hem de tüyleri, ağzı sağlıklı olur. Örneğin ben benim köpeğime yıllarda “Hill’s” marka mamadan başka bir şey almadım. 15 kilosu 150 – 200 TL arasında bir fiyattı. Gözünü korkutmasın 3 ay kadar gidiyor.
Sorumluluk 7:
Tüyler hayatının bir parçası olacak. Kıyafetlerinde sen ne yaparsan yap olacaklar :) Yeri geldiğinde yemeğinden de çıkacak :) Ama sevdiğinde rahatsız etmiyor seni. Tıpkı bebeğinin altını temizleyen annenin bebeğinin kakasından tiksinmemesi gibi bir durum bu. Ama kaliteli bir mamayla beslersen tüy sorununu minimuma indirme şansın da var.
Sorumluluk 8:
Bağlılık… Sana delice bağlanıyor köpeğin. Çıkarsızca ve delice seviyor seni. Onun Tanrısı oluyorsun adeta. Tapıyor sana… Tabi sen de ona… Kimin kimden önce öleceği belli olmaz elbette ama ölene dek onunla olabileceğini göze alabiliyorsan sahiplen bir tane. Zira ayrılmak öyle zor ki. Hala içim acır benim köpeğimi verdikten sonra… Kaldı ki hayvanın da bir psikolojisi var. Sahibinden ayrıldıktan sonra ölenler de oluyor… Hastalıkta ve sağlıkta köpeğin senin yanında oluyor; ne olursa olsun sen onun yanında olabilecek misin bunu da düşün…













2 Yorum
Meraba Serkan bende uzun zamandır bir köpek edinmek istiyorum. Lakin her kafadan bir ses çıktığı için buda gözümü hep korkuttu. En önemli sorunlardan birisi evimiz bir apartman ve biz 5. Katta yaşıyoruz. Evimiz kendimize ait olduğu için sorun olmayacak gerçi ama bu tuvalet mevzusunu nasıl aşabiliriz ? Yani eğitmek diyorsunda. Bu eğitimi veren kuruluşlar vb. gibi yerler varmıdır acaba ? Birde yemek konusu var. Bu mama olayı her köpek cinsine göre değişebiliyor mu ? Yoksa her cins köpek aynı mamayı yiyebilir mi ? Birde cinsiyet olayı var hangisi daha iyi dişi mi erkek mi ? Senin deneyimlerin olduğu için aklıdaki bütün soruları sormuş bulundum :D Haa birde sence hangi cins köpek daha iyi, yani ben öyle süs köpeği istemiyorum. Biraz büyük olsun vb. golden cinsi hoş gibime geliyor.
Merhaba,
“Evim 5. katta, tapusu da bana ait” durumu sorun yaratmayacak anlamına gelmiyor. Zira havlayan bir köpeğe sahipsen 1. kattaki duymasa bile şikayetçi olabiliyor. Yada hayvan kokmasa bile 2. kattaki asansöre bindirmeyin kokuyor diyebiliyor. Bu noktadaki sorun ancak ve ancak komşularının da hayvan seviyor olmasıyla aşılabilir. Aksi durumlarda komşularla adliye koridorlarında buluşuyor duruma gelenler de var. Ama tabi bu durum hayvan sahibinin duruşuyla da ilgili. Herşeye rağmen başım dik, kralı gelse de ayıramaz beni köpeğimden diyen bir hayvan sahibi de olabilirsin ki bu da doğru bir yol / durum değil diye düşünüyorum. Herşeyi medenice yaşayabilmek lazım. Ama mevcuttaki komşularının köpekleri var varsa zaten bu tip sıkıntıları aşmış demektir apartman sakinleri.
Tuvaler eğitimi için bir kurum vs yok. Köpek eğitim merkezleri var ama bence böyle birşeye gerek yok. Tuvalet için farklı alternatifler var. Banyoya yada tuvalete sereceğin bir gazete üzerine yapabilir yada günde 2 kez gezdirmeye çıkararak dışarıya yapması konusunda alıştırabilirsin. Çok zor değil.
Mamalar cinsine göre değişebiliyor evet. Bunu veterinerinin önereceği şekilde alman uygun olacaktır. Super marketlerde satılan mamaları önermiyorum ben. Dişi yada erkek çok fark etmeyecektir bence. Golden canayakın ve zeki bir cins. Karar senin ama tabi.