Sokak Hayvanı (!)

7 Kas 2011 | Kategori : Karalamalarım

Ne garip ve saçma bir sıfattır: “sokak ….”. En üstün varlığız düşüncesiyle kalkıp tüm diğer canlıların yaşam alanlarına büyük bir saygısızlıkla betondan binalar, bahçeler, caddeler, sokaklar inşaa ediyor; yaşam alanlarını tamamen kendi ihtiyaçlarımız için işgal ediyor ve açıkta kalanlara “sokak kedisi”, “sokak köpeği” gibi etiketleri yapıştırıp geçiyoruz.

İşgalci bir topluluğa karşı koymayan, koyamayan duruşları onları hep azınlık yapmaktan başka işe yaramıyor aslında. Çünkü hesap sorma hakları yok. Kimlikleri, var oluşları, hakları yasal platformlarda olmadığı gibi bir çok işgalcinin vicdanında da yerleri ne yazık ki yok. Oysa aslında onların var oluşlarının ve haklarının olması için önce işgalcilerce, yani hepimizce kabul edilmesi, yaşadıkları zorluklarının anlaşılması vicdanlarımızın süzgecinden geçirilmesi gerekmekte.

Yazımı okumaya devam ederek ilerlerken kiminin aklından “hayvanlara gelene kadar ne çok insanın sorunu var” diye geçiyor biliyorum. Ama ne var ki aslında sorun insanların, farklı etnik grupların, farklı kökenlerin, farklı milletlerin sorunu olarak değil de, nefes alan, kalpleri atan “canlıların” sorunudur. Açlıkla mücadele eden bir insan ile açlıkla mücadele eden bir diğer canlının algılarımızda yaşadıkları sorun eşit düzeyde görülmelidir.

Sokakta gördüğümüz battaniyeye sarılmış bir insana acıyarak “evsiz” derken; yağmur yağarken sığınacak bir köşe bulamamış bir köpeği gördüğümüzde ona hunharca “sokak köpeği” diyebiliyor olmamızı kabullenemiyor; insanlığımızdan utanıyorum. Bu tip bir konu açıldığında da “barınaklar var” diye anında savunmaya geçip, o barınakların sanki 5 yıldızlı otel konforunda olduğunu sananları gördüğümde bir kez daha insanlığımızdan utanıyorum.

Kuyruğunu kıstırarak aslında hepimizin zulmünden korkan evsiz canlıların, kaçımızca hor görülmelerine ve tekmelenmelerine rağmen yine de sevgi dolu olduğunun farkında mısınız? Biliyor musunuz, ayrıca onlar hiçbir zaman, dünyanın hiçbir yerinde dağa çıkmayacak, hiçbiri militan olmayacak ve kayıtsız şartsız yaşadıkları zulme boyun eğecekler.

Aslında onlar sokak köpeği, sokak kedisi, evsiz, vs değil; bizler “ev insanları”yız. Öyleki yasal platformları bir kenara bırakıp, vicdani silsileden geçirilen bir bakış açısıyla baktığımızda bizim durumlarımız daha vahim!

Yorum yap

Mail adresiniz asla sitede yayınlanmaz. Required fields are marked *

*
*

Biçimlendirme için şu kodları kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Arşiv



Serkan Azak


Blogda güncelleme olduğunda mailine bilgi gelsin istiyorsan mail adresini bırak!